TCMB 200 baz puan artışla piyasa beklentilerini (fazlasıyla) karşıladı


TCMB politika faizini 200 baz puan artışla %17,0’ye çekti. Piyasa beklentileri 100-200 baz puanlık artış arasında şekillenirken, medyan beklenti 150 baz puanlık artışa işaret etmekteydi. Geçtiğimiz günlerde doğru para politikası adımları atılacağı taahhüdünü veren TCMB’nin piyasa beklentilerini karşılamayı tercih ettiği ve bu sayede kredibilitesini de güçlendirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. $/TL kurunun 7,65 seviyelerinden 7,60’ın altına (yazı yazıldığı dakikalarda 7,56-7,57) gerilemesiyle, ilk piyasa tepkisinin olumlu olduğu görülüyor. 

Kararın gerekçesi temel olarak fiyat istikrarı hedefine dayanıyor. TCMB iç talep koşulları, döviz kuru (birikimli maliyet etkileri), uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma gibi enflasyon görünümünü olumsuz etkileyen birçok faktöre değiniyor. Ek olarak, TCMB’nin geçen ayki açıklamasında yer verdiği “enflasyonda beklenen yükselişin geçici olacağını değerlendirdiği” şeklindeki cümlesini de geri çektiği görülüyor. Buna göre, TCMB’nin enflasyona karşı daha temkinli bir duruşa geçtiği söylenebilir, ki bu da 200-baz puanlık faiz artırım kararının arkasındaki temel sebep gibi duruyor. Karar aynı zamanda, TCMB’nin önümüzdeki dönemde birinci önceliğin fiyat istikrarı olacağı yönlendirmesiyle de uyumlu görünüyor. Kararın arkasında yatan bir diğer motivasyonun da dolarizasyon sürecini geri çevirmek ve orta vadede döviz rezervlerini arttırmak arzusu olduğunu düşünüyoruz. Son olarak, TCMB’nin iç talebin halen güçlü seyrettiğine vurgu yapması da, faiz artış kararını destekleyici bir faktör gibi duruyor. 

TCMB bekle-gör stratejisine bağlı kalabilir, ancak gelecek toplantıda faizleri sabit tutma eğiliminde olduğunu düşünüyoruz. TCMB önümüzdeki dönemde parasal duruşta sıkılığın, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek şahin bir duruş sergilemeye çalışıyor. Bununla beraber, TCMB’nin gerektiğinde ek parasal sıkılaştırmaya gitmekten kaçınmayacağı gibi bir ifadeye yer vermediğini de belirtelim. TCMB’nin 21 Ocak’taki PPK toplantısına kadar bekle-gör stratejisine bağlı kalarak, kur gelişmeleri ve dolarizasyonun seyrini takip etmeyi tercih edeceğini düşünüyoruz. Özetle, kur gelişmeleri ve dolarizasyon süreci, gelecek PPK toplantısı kararı için temel belirleyici faktörler olmaya devam etse de, TCMB’nin mevcut eğilimi faizleri sabit tutmak olabilir.